Eda balkonu toparladı ve karanlığın artık basmakta olması ile de eve girdi. Oturma odasına gelip yerleşti. Kendisine ses olsun diye her zaman yaptığı şeyi yaptı...
İçini rahatlatmak için adam sendeci bir tavır takınmaya çalıştı ise de olmadı, yapamadı. Hassas bünyesi bu rolün altından kalkmasına izin vermiyordu maalesef. Her ihtimale karşı...
Çalışma hayatına gireli bir ay olmuştu Eda'nın. İlk aylığını aldığında sanki hayatında ilk kez para görüyormuşcasına sevince boğuldu. Avcuğundaki parayı sımsıkı tutarak çantasını açtı ve...
Yalnızlık öyle bir çökmüş gibiydi ki eve, Eda adım attığı her yerde bir tuhaflık, bir üzüntü, bir karanlık görüyordu sanki. Ev sanki canlıydı ve şimdi...
Ne kadar zaman oldu saymadım, bakmadım ama buraya gelip içimi dökmediğimi biliyorum en azından. Bu gün şablon değiştirdim ve işte şu yazıları karaladım, karaladım diyorum...
Sabahleyin uyandığında saat 10.00 olmuştu. İyi diye geçirdi içinden. Günü 10.00 etmişim bile. Kahvaltı filan derken de 12.00 olur zaten. Öğleden sonra da bir...
Ağır ağır merdivenleri çıkıp kapıya ulaştı. Elindeki pazar torbalarını ayağının dibine bıraktı. Çantasının kim bilir hangi kıvrımı arasına giren anahtarını bulmak için çantasını açtı...
İçimdeki hüzün ile bu gün dertleşeceğim. Başka kiminle dertleşebilirim ki zaten. Hüzün bana benden daha yakın. Tam gitti derken birisi getirip içime koyuyor tekrar.Bu birisi...
Şu an okumakta olduğum dünyaca ünlü klasiklerin yazarı olan Balzac'ın İKİ GELİNİN ANILARI isimli kitabının henüz ortasındayım. Başucu kitabı yaptım. Yatağıma girince elime alıyorum ve...
Ocak ayının ortalarında bir gündü. Sabahleyin çocuğu servise bindirmek için dışarı çıkmıştım.Civarımızda bulunan ve yapımı devam eden site inşaatlarından arta kalan geniş arazi temiz bir...
İçimden gelen sese kulak verdim ve blogcuda yeni bir sayfa açtım. Burada içimden gelenleri, gözlemlerimi, bana ilginç gelen, kötü gelen ve güzel gelen şeyleri benim...